Üreme immünolojisi gebelik süreci ve bağışıklık sisteminin ilişkisi ile ilgilidir. Genellikle, bağışıklık sistemi vücuda giren ve sizinle aynı genetik kodu taşımayan hücrelerle savaşır. Bu yüzden bazı bilim adamları bebeğin genetik yapısının anneyle birebir aynı olmamasından dolayı aynı şeyin olabileceğini düşünmektedir. Bu teoriye göre anne adayının bağışıklık sistemi baskılanmadığı için gebelik sırasında bebeği yabancı olarak algılayabilir ve saldırabilir. Fakat bağışıklık sisteminin bebeği reddettiği ile ilgili tatmin edici bir kanıt yoktur bu yüzden bu teori pek kabul görmez. Bununla birlikte, anne ve bebeğin bağışıklık sisteminin beraber çalıştığı ve plasentanın (Gebelik kordonu) gelişimini desteklediği bilinmektedir.

Neden bağışıklık sistemi ile ilgili test yaptırmam istenmiş olabilir?

Bazı tıp doktorları tekrarlayan düşük ve/veya başarısız tüp bebek denemesinden sonra bu testin yapılmasını önerebilir. Bunun amacı, bağışıklık sistemi hücrelerinden NK (Natural Killer Cells) hücreleri olarak bilinen hücrelerin aktivitesinin araştırmak ve eğer yüksek çıkarsa bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullanmanızı önermektir.

Önerilen tedaviler ve muhtemel yan etkileri nelerdir?  

Bazı klinikler tarafından NK hücrelerini baskılamak için önerilen tedaviler den bazıları şunlardır:

  • Steroidler
  • Damar içi immuoglobulin uygulama (IVIg)
  • Tumour Necrosis factor-a (TNF) engelleyici tedaviler
  • Intralipid tedavisi

Bu tedavilerin kısırlık tedavisinde kullanılması lisanslı değildir. Diğer tüm ilaçlar gibi yan etkileri olabilir ve bu riskler uygulayan klinik tarafından size anlatılmalıdır. Sadece kapsamlı bilgilendirme ve sonrasında sizin onayınız ile uygulanmalıdır.

Steroidler
Kortikosteroidler bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlardan bazılarıdır ve rutin olarak romatizma, astım ve diğer bağışıklık sistemi hastalıklarında kullanılır.

Steroidlerin gebeliğin ilk üç ayında kullanılması ile ilgili kanıtlanmış bir avantajı yoktur. Ayrıca siz ve bebeğinizin kilosu ile ilgili yararları bilinmemektedir. Tıbbi kurallar gebeliğin ilk üç ayında eğer bilinen bir faydası yoksa tüm ilaçlardan uzak durulmasını önermektedir.

Kanada’da yapılan bir klinik deneyinde daha önce açıklanamayan nedenlerle düşük yapan kadınlarda bir kortikosteroid olan prednisone kullanımı ve etkileri test edilmiş. Çalışma sonucunda prednisonenun düşükleri engellemede etkisinin olmadığı, ayrıca yüksek tansiyon, diyabet ve erken doğum riskini artırdığı görülmüştür.

Damar yoluyla immünoglobin kullanımı (IVIg)

Immünoglobinler antikorlardan oluşur ve genellikle bağışıklık sistemi yetersizlikleri ve otoimmün hastalıklarda kullanılır.

Güncel bir çalışmada bu ilaçların kısırlık tedavilerinde kullanımı ile ilgili klinik çalışmalar derlenmiş ve immünoglobin in gebelik şansını artırmada bir etkisi olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Benzer olarak, bu tedavinin tekrarlayan gebelik kayıpları üzerinde bir etkisi olmadığı ve klinik deneyler dışında bu amaçla kullanılmaması önerilmiştir.

Bu tedavinin birçok riskleri olabilir. Yan etkileri nadiren görülür fakat baş ağrısı, kas ağrısı, ateş, üşüme, sırt ağrısı, kan pıhtılaşması, böbrek yetmezliği ve alerji gibi etkiler görülebilir.

Ayrıca, her ne kadar yapılan testlerde görülmese de, bu antikorların gebelik sırasında plesantayı geçerek bebeğin kan dolaşımına karışma ihtimali ve sonrasında bebeğin bazı hücrelerine karşı reaksiyona gösterme ihtimali vardır.

Tumour Necrosis Factor-alfa (TNF) engelleyici tedaviler

TNF, bağışıklık sistemi hücreleri tarafından üretilen ve bu hücrelere iltihabın kaynağını bulmada yardım eden kimyasal bir maddedir. Bu maddenin etkilerini baskılamak için kullanılan ilaçlar genellikle romatizma, astım ve diğer otoimmün hastalıklarda kullanılır.

Bazı klinikler TNF kullanımını önerir (Enovel, Remicade and Humira) fakat bazı riskleri vardır. Bunlar:

  • Remicade in kan zehirlenmesi, kronik enfeksiyonlar öreğin tüberküloz, lenf kanseri, karaciğer problemleri ve ilaçlara karşı reaksiyon riskleri vardır.
  • Tıbbi uzmanlar Remicade nin gebelikte kullanılması önermiyorlar.
  • Humira’nın üreme ve anne karnındaki gelişim üzerine etkileri bilinmiyor

Intralipid tedavisi

Damar yoluyla uygulanan Intralipid tedavisi soya yağı, yumurta sarısı, gliserin ve su içeren steril yağ çözeltisidir. Diğerleri gibi bu uygulama da henüz bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Şu ana kadar uygulamanın etkilerini gösteren herhangi bir yayın paylaşılmamıştır.

Intralipid uygulamaları ile ilgili riskler şunlardır:

  • Şiddetli kan zehirlenmesi. Şu ana kadar intralipid uygulaması sonrası kan zehirlenmesi rapor edilen 3 tane vaka vardır. Bunun uygulama sırasında oluşan kontaminasyondan kaynaklandığı düşünülmektedir.
  • Yüksek pıhtılaşma nedeniyle damarlarda tıkanıklığa ve felç ile düşüklere neden olabilir.

Intralipid uygulamaları ile ilgili hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma yoktur. Dolayısı ile anne karnındaki bebeğe zarar verip vermediği ve gelecekteki gebelik üzerine etkileri bilinmemektedir.

Doktoruma ne sormalıyım?

Eğer tedavinize ek olarak immünolojik tedavi öneriliyorsa, uygulama  ve riskleri hakkında detaylı bilgi almanızı öneririz.

Ayrıca doktorunuz şunları size açıklamalıdır:

  • Bu uygulamanın size yararlı olacağını neden düşünüyorlar.
  • Riskler ve yan etkiler nelerdir.
  • Tedavinin maliyetine kadar olacaktır.

Sorabileceğiniz sorulardan bazıları:

  • Niçin bu tedaviye ihtiyacım olduğunu düşünüyorsunuz?
  • Bu tedavinin bebek sahibi olma şansımı artıracağına yönelik hangibilgive kanıtlar var?
  • Tedavi neleri içerecek?
  • Bu tedavi benim için ne kadar fark yaratacak?
  • Yan etkileri ve riskler varmıdır? Nelerdir?

Kaynak: http://www.hfea.gov.uk/fertility-treatment-options-reproductive-immunology.html