Doğacak çocuğun cinsiyetinin önceden belirlenebilmesi eski çağlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. Özellikle bazı toplumlardaki soy devamı diye adlandırılan erkek çocuk arzusu çocuk sayısının artmasına neden olmuştur. Erkek çocuğa sahip olmak uğruna onlarca çocuk dünyaya getiren erkek çocuk doğuramadı diye ezilen üzerine kuma getirilen veya boşanmak zorunda bırakılan kadınlar vardır. Doğan kız çocuklarının gerekli ilgiyi görememesi, eğitimden yararlanamaması ve çocuk yaşta evlendirilmesi bu sosyal etkenin sonuçlarıdır. İslam öncesi arap toplumunda kız çocuğun bir utanç vesilesi olduğu bilinmektedir.
Oysa erkek yada kız çocuk olması erkeğe yani sperme bağlıdır. Spermin taşıdığı Y kromozomu erkek çocuk, X kromozomu da kız çocuk olmasına neden olur. Kadına iki tane X kromozomu vardır yani çocuğun cinsiyetini belirlemede etkili değildir.

 Cinsiyet tayininde kullanılan bazı yöntemler: 

Ericcson yöntemi (microsort): Bu teknik microsort adında bir cihaz yardımıyla yapılır. Alınan semen örneği bu cihazdan geçirilince belli oranlarda X ve Y spermleri ayırabildiği iddia edilmektedir. Böylelikle istenilen cinsiyete göre X veya Y sperm içeren örnek aşılama veya tüp bebek yönteminde kullanılır ve istenilen cinsiyette bebeğe sahip olmak amaçlanır. İşlemin başarı garantisi olmadığı için pgd yöntemi ile desteklenerek uygulanması önerilmektedir.

Materna yöntemi: Spermlerin taşıdıkları genetik özelliğe göre farklı elektrik yükleri taşıdığı tespit edilmiş. Aynı zamanda annenin yumurtaları incelenmiş ve yumurta üzerindeki reseptörlerin zaman zaman – yüklü bazende + yüklü spermleri kabul ettiği bulunmuş. Buna göre bazı özellikler analiz edilerek bir takvim hazırlanır ve bu takvime göre deneme yapılır. Başarı şansı olarak %80-90 lara kadar oran verilse de bu gün çok tercih edilen bir yöntem değildir.

Shettles yöntemi: X ve Y spermlerin farklı hızlarda olduğu varsayılarak uygulanır. Genel görüş olarak sperm hızları ve canlılıklarının farklı olduğu kabul edilir. Hatta bu özellik bazı yıkama teknikleri ile takviye edilerek uygulanabilir. Yumurtlamadan 3-5 gün önce ilişkiye girildiğinde yavaş olan X spermlerin yumurtaya ulaşma şansı artar, yumurtlama döneminde ise daha hızlı olan Y spermlerin X lerden önce yumurtaya ulaşma ihtimali artar.
Beslenme yöntemi: Kadın veya erkeğin gebelik oluşmadan 6 hafta öncesine kadar tükettikleri besinlerin cinsiyet üzerinde etkisi olduğu öne sürülmektedir. Buna göre yapılan diyette et, balık, çikolata gibi potasyum ve sodyum içeren besinler erkek çocuk ihtimalini artırır. Kız çocuk içinse kalsiyum ve magnezyum içeren süt, peynir, fındık veya fıstık tüketilmelidir.

Çin takvimi: Ne zaman hazırlandığı bilinmeyen ve çinde bulunduğu iddia edilen bir takvime göre anne yaşına göre bazı aylarda erkek bazı aylarda da kız çocuk olma ihtimali yüksektir. Yapılması gereken anne yaşına göre aylara takvimden bakmak ve istenilen cinsiyete uygun ayda ilişkiye girmektir. Biraz materna yöntemini andırsa da bilimsel bir temeli gösterilememiştir.

PGD (Gebelik öncesi genetik tanı): Bizimde kliniğimizde kullandığımız bu yöntem cinsiyet belirlemedeki en başarılı uygulamadır. Tüp bebek tedavilerine ek olarak yapılan bu işlemde erken aşamadaki embriyo üzerinde yapılan genetik analiz ile hem sağlıklı, hem de istenilen cinsiyette bir bebeğe sahip olmak mümkündür. Diğer tekniklerden farklı olarak %100’e yakın başarı şansı vardır. Ayrıca gebeliğin erken döneminde istenmeyen cinsiyet nedeniyle yapılan kürtajlarında önüne geçilmiş olur.

Nasıl uygulanır?
Tüp bebek tedavisi ile toplanıp döllenen embriyolardan 3 veya 5.gün hücre biyopsisi yapılır. Alınan birkaç hücre özel bir teknikle işlemden geçirilir ve genetik laboratuarında boyanarak analiz edilir. Genetik özellikleri belirlenen embriyolarda istenen cinsiyette ve sağlıklı olanlar seçilerek anne adayına transfer edilir.
 

Cinsiyet belirleme işleminin avantajları nelerdir?

  1. Pgd uygulanırsa cinsiyet tayini yapılırken genetik tarama da yapılabilir.
  2. Aile planlaması amacıyla uygulanabilir.
  3. Sosyal baskıyı ortadan kaldırır.
  4. İstenilen cinsiyette bebeğe sahip olmak için çok sayıda doğumun önüne geçer
  5. İstenmeyen cinsiyet nedeniyle yapılan çocuk aldırmaları ortadan kaldırabilir